Archive for Mart, 2009

Renk Körlüğü

Renk Körlüğü Nedir
İnsanın kendi vücuduna ait bilgileri ve çevresine ait haberleri algılayabilmesi, duyu organları vasıtasıyla olmaktadır. Duyu organlarına ulaşan çeşitli tiplerdeki enerji şekilleri, öncelikle duyu organlarında yer alan reseptör (alıcı) hücreleri tarafından aksiyon potansiyelleri ismi verilen özel Elektrik sinyallerine çevrilir. Reseptörlerde başlayan bu aksiyon potansiyelleri sinirler yoluyla beyinde ilgili bölüme iletilirler.
Beyne iletilen aksiyon potansiyeli [...]

Devamını oku

 

Horlama

Normal erişkin insanların en az %45’i zaman zaman horlamaktadır. %25’i sürekli olarak horlamaktadır. Horlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar.
A.B.D. de 300 den fazla firma horlamaya karşı cihaz geliştirmiştir. Bazı modeller pijama arkasına tenis topu yapıştırmak gibi eski bir modelin modifikasyonlarıdır (Sırt üstü yatarken horlama daha çok artar.). [...]

Devamını oku

 

Bademcik İltihabı ( Tonsilit )

Bademcik iltihabı: Tıp dilinde “Tonsilit” adı verilen bademcik iltihapları yutkunma sırasında acı verir, kırıklık ve ağrılara sebep olur. Genellikle üşütme ve ateşle başlayan bademcik iltihapları gereği gibi tedavi edilmezse ortakulak iltihabı, romatizma, böbrek iltihabı ve hatta kalp rahatsızlıklarına sebep olur.
Yüksek ateş yapması halinde mutlaka doktor kontrolünde uygun tedavi yapılmalıdır. Ancak tabii yollarla hazırlanmış terkiplerle 2-3 [...]

Devamını oku

 

Farenjit ( Boğaz İltihabı )

Boğaz iltihabı (Farenjit):
Boğaz iltihapları genellikle “Farenjit” olarak adlandırılabilir. Farenjit kendi başına bir hastalık olabildiği gibi; kızıl, nezle, kızamık gibi hastalıkların belirtileri arasında da bulunabilir.
Tütün kullanmak, çok tozlu yerlerde kalmak, duman, tahriş edici gazlar, hava değişiklikleri, çok kuru hava ve benzeri atmosfer durumları boğazı tahriş ederek iltihap meydana gelmesine sebeb olabilmektedir. Belli yiyeceklere karşı hassas olan [...]

Devamını oku

 

Orta Kulak İltihabı ( Otitis Media )

Orta Kulak Neresidir : Kulak; Dış, Orta ve İç kulak olmak üzere 3 kısma ayrılarak incelenir.Dış kulak yolunun sonunda kulak zarı bulunur. Kulak zarı dış ve orta kulağı birbirinden ayırır. Yani orta kulak, kulak zarının daha iç tarafında bulunur ve bir boşluktan oluşur. Bu boşluğun içinde örs, çekiç ve üzengi adı verilen kemikçikler bulunur. Bu [...]

Devamını oku

 

Boyun Fıtığı Ve Kireçlenmesi

Boyun fıtığı ve kireçlenmeler hemen hemen aynı şikayetlere yol açtığı ve çoğu zaman birlikte görülen hastalıklar olduğu için aynı başlık altında anlatılmıştır.
Boyun bölgesinde 7 adet omur ve 6 adet omurlar arası disk vardır. Kafatası tabanı ile 1. boyun omuru ve C1-2 arasında disk yoktur. Boyundaki omurlar; önde omurlar arsındaki diskler yoluyla arkada ise alt ve [...]

Devamını oku

 

Bel Fıtığı

Beş omur ve omurlar arası diskler ile birlikte sakrum (sağrı kemiği) üzerinde yerleşen bel bölgesi, omurganın boyundan sonraki en hareketli bölgesidir. Beldeki hareketin büyük çoğunluğunu 4. ve 5. bel omurları ile 5. bel omuru ile sakrum kemiği arasındaki eklemler oluşturur. Omurlar arasındaki diskler içi jelatinimsi kıvamlı bir sıvı dış kısmı ise fibrotik bantlardan oluşan liflerden [...]

Devamını oku

 

Verem ( Tüberkiloz )

Tüberküloz Nedir?
Soluduğumuz hava ile akciğerlere giren Tbc basilinin (mikrobunun) yol açtığı, asıl olarak akciğerlerde yerleşen,fakat kan ve lenf yoluyla tüm vücuda dağılabilen mikrobik, bulaşıcı, süreğen bir hastalıktır.
Micobacterium Tüberculosis (M.Tbc) etken bakteridir.
 
Görülme  Sıklığı
Dünya nüfusunun 2’si Tbc basili ile enfektedir. Her yıl 8,7 milyon insan bu hastalığa yakalanmakta, 2 milyon insan ölmektedir.
Türkiye’de hastalık insidansı binde 30′un üzerine [...]

Devamını oku

 

Ülser

ÜLSER YEMEK BORUSU, MİDE, ONİKİPARMAK BARSAĞI VEYA BARSAKLARDA OLUŞAN YARALARDIR. ONİKİPARMAK BARSAĞI ÜLSERİ EN SIK OTUZ İLA ELLİ YAŞLARI ARASINDA GÖRÜLÜR VE ERKEKLERDE KADINLARA GÖRE 2 İLA 4 KAT DAHA FAZLADIR. MİDE ÜLSERİ İSE ALTMIŞ YAŞINDAN SONRA DAHA SIK GÖZLENİR VE KADINLARDA DAHA ÇOK GÖRÜLÜR.
Ülserler vücudumuzun herhangi bir yerinde olan, doku kaybıyla giden kronik yaralardır. [...]

Devamını oku

 

Gastrit

Mide, yutulan  gıdaların  geçici  bir  süre depolanarak  küçük  parçalara ayrıştırılıp  sindirildiği j harfi şeklinde ve keseye  benzer  bir organımızdır Alınan  gıdalar  kimus  adı  verilen  ayran veya  sulu  boza  kıvamında bir  sıvı  haline  dönüştükten  sonra  porsiyonlar  halinde  ince  barsağa geçirilir. Midenin iç  yüzü  mukoza olarak  adlandırılan  ve  kabaca  3 ayrı katman oluşturan  hücre  dizilerinden  meydana gelmiş   [...]

Devamını oku

 

Kan Kanseri ( Lösemi )

Lösemiler, vücuttaki kan üretim sistemini (lenfatik sistem ve kemik iliği) etkileyen kanserlerdir. Lösemiler akut veya kronik olarak (mikroskoptaki görünüşlerine göre alt gruplara ayrılırlar) ve tümörün yayılım ve gelişim özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Genel olarak, akut lösemiler çocuklarda ortaya çıkarken, kronik lösemiler daha çok yetişkinlerde görülme eğilimindedirler.
Akut Lösemiler
Akut lösemide, kemik iliğinde olgunlaşmamış kan hücreleri hızlı bir şekilde [...]

Devamını oku

 

Akciğer Kanseri

Akciğer kanseri
Erkeklerde en sık görülen kanser çeşidi olan akciğer kanseri, kadınlarda da sigara kullanımının artmasıyla beraber giderek daha sık görülmektedir.
Avrupa Birliği ülkelerindeki tüm kanser olguları içerisinde %21′lik paya sahip olan akciğer kanseri, aynı zamanda hastalığa bağlı yüksek ölüm oranı nedeniyle kansere bağlı ölümlerin %29′undan sorumludur. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1991 yılı verilerine göre, kadın ve erkeklerde [...]

Devamını oku

 

Astım

Astım, solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır.
NEDENLERİ
Astımın kesin sebebi belli değildir. Genel kabul gören görüşe göre, doğuştan soluk boruları duyarlı bireylerde çevresel koşulların etkisi ile astım oluşmaktadır. Astımın tipik karakteristiği bronşların mukoza ödemiyle daralmasından ötürü olan episodik dispnedir (nefes [...]

Devamını oku

 

Lejyoner Hastalığı ( Klima Hastalığı )

Lejyoner Hastalığı (Klima Hastalığı)
 Lejyoner Hastalığı, Legionellaceae ailesinden L. Pneumophilia adlı bakterinin neden olduğu pnömoni yani zatürre hastalığı olarak tanımlanır.
Hastalığa neden olan bakteri 1977 yılında Philadelphia’da Lejyonerlerin toplantısı sırasında ortaya çıkan salgınla birlikte ortaya konulmuş ve bu nedenle Legionella adı verilmiştir.
Bakteri nemli ortamlarda ve akarsu ya da göllerde yaşar ve bu ortamlarda uzun süre canlılığını koruyabilir. [...]

Devamını oku

 

Zatürre ( pnömoni )

Pnömoni (Zatürre)
Zatürre ya da tıbbi adıyla pnömoni bakteri, virüs ve nadiren parazitlerin neden olduğu akciğer enfeksiyonu olarak tanımlanır. Akciğerde meydana gelen bu enfeksiyon, alveol adı verilen havayla dolu küçük akciğer keseciklerine iltihap hücrelerinin birikmesine ve yine bu alana kan damarlarından gelen serumun dolmasına neden olur. İçleri serum sıvısı ve iltihap hücreleri ile dolan, yani hava [...]

Devamını oku